9°C
Bolu HAVA DURUMU9°C Sisli
Bize Ulaşın 0374 222 33 32

Başkandan

Seben Derneği

Seben’e İlişkin Bir Hayalim Var

- +
Seben’e İlişkin Bir Hayalim Var

Seben’e İlişkin Bir Hayalim Var

Yıllar önce “Kooperatif Bilim Uzmanları Vakfı” ‘nın kuruluş aşamasını gerçekleştirirken İzmir’e bağlı merkez köylerden birisini inceleme amaçlı gezme imkânım olmuştu(1997). Bu köyde bir kooperatif kurulmuş ve direk Avrupa’ya ihraç edilen bir çiçek üretimi yapılıyordu. Ziyarete gittiğimde kooperatif başkanı olan beyefendi bize sürecin hikâyesini anlatmıştı, bu hikâyeyi sizlerle paylaşmak istedim. Bu beyefendi 12 köylüsüyle beraber yaklaşık altı ay süren bir ikna çalışmasından sonra bir kooperatif kurmuş, 12 kişinin arsalarını kooperatifin kullanımına kiralamışlar, ilk çiçek soğanlarını da borç parayla almışlar. Birinci ve İkinci yıl kar etmemişler ve üye sayısı da 12’de kalmış. Üçüncü yıl kar etmeye başlamışlar ve Avrupa bağlantılarını kurmuşlar, üye sayıları 28 olmuş. Bu üyelerin tüm topraklarını birleştirmişler ve kooperatif kullanımına sunmuşlar. Üye sayıları 52 olduğunda bazı üyelerin hem arsalarını hem de kendi çalışma emeklerini kooperatifle birleştirmişler. Beşinci Yılın sonunda köyün %92’si kooperatif üyesi olmuş, topraklar ortak olarak işlenmeye başlanmış. Önce kendilerine ilkokul kurmuşlar sonra ortaokul ve en sonunda da benim gördüğüm koleji kurmuşlardı. Kolej de yok yok.

Daha sonra köyün verimsiz arazilerini kooperatife sahiplerinden bedel karşılığı almışlar. Bu verimsiz olan arazide yeni bir köy oluşturmuşlar, köy en son hali ile her türlü sosyal yaşam alanı olan bir siteyi andırıyordu. Köyün yeni nesli kooperatifin fonladığı vakıf ile İtalya ve İngiltere başta olmak üzere çocuklarının tamamını yurtdışında okutuyor. Bu bir başarı hikâyesi ve “birlikten güç doğar” sözünün hayata yansımış hali.

Şimdi Seben’e ve bu yörede yetişmiş benim gibi ahdi vefası olan, aşkı olan ve geleceğe umutla bakan dostlarıma, arkadaşlarıma ve hemşerilerime sesleniyorum “Benim de bir hayalim var”. Bu topraklarda büyüyen arkadaşlarım bilirler. Belki çok zengin değildik, sosyal imkânlarımız yoktu, her istediğimiz ve hayallerimiz gerçekleştiremiyorduk ama biz “Çocukluğumuzu özgür yaşadık”; koştuk, zıpladık, yüzdük, oynadık, kavga ettik, bağları ve bahçeleri özgürce arşınladık, mahallemizin sokağında özgürce çift kale maç yaptık, yakan topu oynadık, saklandık, kristal zeytinyağı tenekesinden kepçe, ahşap ve çıkma rulmanlarla tornet yaptık, ağaçlardan tekerlekleri kendimiz kestik, aşağı mahalle yukarı mahalle çekişmesini yaşadık, topumuzu kendimiz yamadık, spor ayakkabımızı biz diktik, uçurtmamızı, yayımız, okumuzu, arabamızı kendimiz yaptık. Evet “biz özgür çocuklardık”.

Tüm bunları büyük şehrin çocukları kapalı mekânlarda etkinlik kitaplarından pedagojik olarak yapıyorlar. Bunların yaratıcı zekâyı geliştirir ve hayal gücünü zorlar diye Tv’lerde ve kürsülerde söylüyorlar. Biz bunları ve daha fazlasını yokluktan, şartlardan doğal olarak yaptık. Evet ! biz Özgür çocuklar olarak büyüdük. Bunu da Seben gibi küçük, şirin ve sıcak insanlarının bulunduğu bir ortamda gerçekleştirdik.

Seben küçük bir Anadolu kasabası, küçüklüğün olumlu ve olumsuz yanları da var tabi ki, her küçük yerin olduğu gibi. Ama bu topraklarda doğan, yetişen çocuklarda, delikanlılarda ve yetişkinliklerde kötülük tohumu yok, vatana hainlik yok, ülkesi için bir tuğla koymanın hesabı olmuş hep yeni nesilde, paylaşmayı bilen bir topluluk. Sevincini, hüznünü ve üzüntüsünü paylaşan, açını ve yoksulunu sarmalayan bir kültür den bahsediyorum. Bölgesel milliyetçilik olarak algılanmazsa eğer bu topraklar iyi tohum verildiği için iyi başaklar veriyor.

Küçük olmanın getirdiği olumsuzlukları bir kenara bırakıp kenetlenmenin, birlikte hareket etme kültürünün yeşermesinin zamanı şimdi, topyekûn hareket etmenin zamanı şimdi, gençlerimizi ve yeni neslimizi bu topraklarda tutmanın zamanı şimdi, bizim gibi özgür çocukların bu topraklarda filizlenmesinin zamanı şimdi, …

Bu yıllar Seben’e yatırım yapması için bekleme zamanı değil, birlikte başarma zamanı, İzmir’in küçük bir köyü gibi ayağa kalkma zamanıdır. Seben için çok fazla alternatif yok, Doğanın verdiği doğal hayatı katma değere dönüştürmek önündeki seçenekler. Bunun için zamanı hoyratça harcamakta bir kaynak israfıdır. Peki ne yapacağız, nasıl başlayacağız, nerden başlayacağız? Köy muhtarlarımızla yaptığımız bir toplantı da söylediğim gibi “Siz Seben için son mohikanlarısınız”, “Siz bizim jenerasyonun son temsilcilerisiniz ve birlikte başarabilecek bir neslin son bireylerisiniz” demiştim. Bu sözleri içten ve inanarak söylemiştim. Hala da buna yürekten inanıyorum. Seben’in kurtuluşu tarım, hayvancılık ve kırsal turizm olduğunu düşünüyorum. Bunun içinde toplu ve birlikte üretmek, pazarlamak ve paylaşmak gerektiğini düşünüyorum. Bunun içinde;

Birlikte hareket edeceğiz.
“Bir elin nesi var, iki elin sesi var”

Bu amaca uygun olarak tüm köylerimizde (veya birbirine yakın köyler birlikte) kooperatifleşeceğiz.

Önceliklerimizi belirleyeceğiz, bu amaçla araştırma yapacağız.
Üretim yapmayı düşündüğümüz alanları ve kooperatiflerimizin ana konusu belirleyeceğiz(Üretim, Pazarlama, İşletme, Temin). Biz ne üreteceğiz, nasıl üreteceğiz ve toplu olarak nasıl pazarlayacağız.

Kooperatifleşmeyi nasıl, hangi şartlarda ve hangi özelliklerle yapacağız,
Ürettiklerimizin tamamı organik ürün olmalı mı?
Ürettim yapmadan önce toprağımızı, suyumuzu ve yemimizi AB standartlarında organik olmasını sağlayacağız, bu amaçla tüm belgelendirmeleri alacağız. Üretim alanında kullanılacak olan yemlerimiz kendimiz doğal yolarla elde edeceğiz(Arpa, fiy, yonca, korunga, palamut, kekik,….). Hijyen konusunda AB standartlarını sağlayacağız belgelendirme ve denetimi AB kurumlarına yaptıracağız.

Ürettiklerimizi nasıl paketleyeceğiz ve pazara sunacağız? Pazar için nerede ve nasıl yapılanacağız?
Nasıl paylaşacağız?

Bu sorularının cevabını bir sonraki yazımda vereceğim. Saygılarımla

Doç.Dr. Selami ERYILMAZ

Gazi Üniversitesi, Öğretim Üyesi

Kooperatif Bilim Uzmanları Vakfı Kurucu Üyesi

Bolu Federasyonu Kurucu Üye ve Başkan Yardımcısı

Bolulular Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi

Seben Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Başkanı